17 Mart 2017 Cuma

Yapılacaklar Listem

Derste canımın o kadar sıkılmasıyla oluşturduğum bi kaç maddelik yapılacaklar listem:)

  1. ZOR DURUMDAKİ İNSANLARA YARDIM ETMEK
  2. Otostop çekmek
  3. Tek başına şehir şehir dolaşmaya çıkmak 
  4. Sevgiliyle konsere gitmek
  5. Bir gece çatıda uyumak
  6. Rastgele otobüse binmek
  7. Çok sıradan bi konu hakkında uzun uzun yazmak
  8. İhtiyacı olan birisiyle dertleşmek
  9. Devami gelicek:) 
  10. Sevdiğin insan / insanlarla piknik yapmak :) 

13 Mart 2017 Pazartesi

İyi Bir İnsan Olmanın Hiçbir İşe Yaramaması

Bence iyi insan olmak çok işe yarıyor. Önemli nokta kırmızı çizgi bu! Sana kötülük yapılsa da iyi ol. Ne olursa olsun iyi ol. He hakkın mı yeniyor tabii ki tepkini göster. Ama bir insan iyiliğini bozmamalı kaybetmemeli bence...

10 Mart 2017 Cuma

Bilecik İstasyon


Tren garları bana çocukluğumu hatırlatır. İstanbul – Sakarya yolculuğumuzda tren kullanırdık çok ilgi çekici ve eğlenceli geliyordu. İzmit’ten binen üniversite öğrencilerini, yolcuları, garda insanları izliyordum… Birkaç gün önce Bilecik’te tren garına gittik eski günler, garlardaki heyecan dolu bekleyişler, sevdikleri yaklaştıkça hızlanan kalp atışları, onları gönderirken dökülen göz yaşları geldi gözümün önüne. 

bilecik istasyon

Fazlasıyla sevgi dolu sarılmalara şahitlik eden garlar ne kadar çok umut, bekleyiş, heyecan barındırıyor havasında.


Bilecik’teki tren garı faaliyette değil yalnızca iş için kullanılan yük vagonları ev sahipliği yapıyor. Bir süredir yolcu taşımıyor, fazlasıyla sakin, terk edilmiş gibi…



Bilecik – Eskişehir yolu üzerinde bulunuyor Bilecik şehir merkezinden arabayla 15 dk uzaklıkta bulunsa da biz 1 buçuk saat yürüyerek gidip güzel bir yürüyüş yaptık tavsiye ederim yürüyerek gitmenizi!


Yol üzerinde zaten bakkal, nalbur, eski dükkanlar, köy kahvesi bulunmakta. Ankara Lokantası’nda sütlaç veya kadayıf tatlısı yemenizi tavsiye ederim!


Gar ise terk edilmiş gibi sakin. Trenlerini bekleyen kalabalığı arıyor insanın gözleri. 


Raylar ve vagonlar ise fotograflarının çekilmesi için sanatçısını bekliyor gibi…


Milli Mücadele yıllarında TBMM ve Hükümet Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul (Osmanlı) Hükümeti tarafından görevlendirilen Dahiliye Nazırı A. İzzet Paşa Başkanlığında temsilcileri arasındaki 5 Aralık 1920 tarihinde yapılan görüşme binası dikkatimizi çekti.  
  


Gardan caddeye çıktığınızda yol üzerindeki İstasyon Mahallesi köyüne de uğramalısınız! 


İnsanları çok çok samimi bizi görüp “Hoşgeldiniz köyümüze” diyerek karşıladılar:) 



Köyün içerisinden bir dere, akarsu gibi bir su geçiyor yol boyunca eşlik ediyor ve güzel bir hava katıyor köye.


Mimarlık harikası bu ev dikkatimizi çekti ve sizinle paylaşmak istedik :)

  

Bilecik’te sıkılanlara, meraklısına veya görmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bir mekan. İyi gezmeler!

 


1 Mart 2017 Çarşamba

Öğrenci Şehri Olarak Bilinen Eskişehir

Osmangazi ve Anadolu Üniversitelerine ev sahipliği yapan ve öğrencilerin yoğun yaşadığı Eskişehir’in öğrenci şehri olarak tanımlanması tam da yerinde bir durumdur. İç Anadolu’nun en gelişmiş şehirlerinden biri olan Eskişehir; Barlar Sokağı, Odunpazarı Evleri, Porsuk Çayı ve Masal Şatosuyla bilinmektedir. 

Doktorlar Caddesi üzerinden geçen tramvay estetik bir hava katıyor şehre Cadde üzerinde dilediğinizce mağaza ve dükkan bulunması da İstiklal’i andırıyor dilediğiniz ürünü bulabilecek kadar seçenek var. 


Merkezinde bulunan Porsuk Çayı ise şehrin en gözde yerlerinden ve güzelliği insanı alıp götürüyor, etrafındaki kafelerden bir tanesine oturup manzarayı, insanları izleyebilirsiniz. 


Çibörek’iyle ünlü Eskişehir’e gelmişken tadına bakmamak olmazsa olmazdır.
Barlar Sokağı, Doktorlar Caddesi’nin arkasındaki sokakta bulunuyor  ve upuzun bir sokak boyunca meyhane, pub, club gibi mekanlar bulunmaktadır.


Masal Şatosu ise Eskişehir'in en rağbet gören ve dikkat çeken gözde yerlerindendir. 


Odunpazarı Evleri ise merkezden 15-20 dk yürüme mesafesindedir isterseniz tramvay ile de gidebilirsiniz. Odunpazarı evleri ise hem Eskişehir hem Türkiye’nin en güzel ve kesinlikle gidilip görülmesi gereken evlerinden! O renkli estetik evlerin önünde fotoğrafınız bulunmalı!



 Eskişehir’i ayaklarınızın altında görebileceğiniz Şelale’ye çıkmanızı tavsiye ederim! 2 adet restoran bulunmaktadır ve bunun dışında yeşillikleri, bankları Eskişehir manzarasıyla görmeniz gereken türden. 


Şimdi gezme zamanı! İyi Eğlenceler!  


9 Ocak 2017 Pazartesi

Marmara'nın bilinmeyen minik şehri Bilecik

Bilecik'e öğrenci olarak geldim, burası küçücük ve sokaklarında pek de kimsenin olmadığı bir şehir:)

Bilecik'e geldiğinizde yeşili seviyorsanız  olmazsa olmaz gitmeniz gereken yerlerden birisi Hamsu Vadisidir. Yol boyunca yapılan köprü ile Vadi'nin arasından yürüyebilirsiniz, Vadi'nin sonu Şeyh Edebali Türbesine çıkıyor ki orası da Bilecik'e geldiyseniz kesinlikle gitmeniz gereken 2. yer. Yalnız vadiden sonra türbeye çıkarken dehşet bir yokuş sizi bekliyor olacak kalp hastası veya şeker hastası olan varsa zorlayabilir (ilk önce Edebali Türbesine gidip oradan vadi boyunca yürüyüp Tepebaşı'na da çıkabilirsiniz.)

 Osman Bey ve Şeyh Edebali'nin bir gün yaptıkları ihlaslı konuşmayı ve o gece Şeyh Edebali'nin evinde kalan Osman Bey'in kaldığı odada Kur'an'ı Kerim olması ve Osman Bey'in saygıdan Kur'an'ın karşısında yatmayıp otururken uyuya kalması ve rüyasında 7 cihana hükmedecek imparatorluk kuracağının müjdelendiği, büyük bir çınar ağacı gördüğünü duymuşsunuzdur. Burada Şeyh Edebali'nin türbesi bulunmaktadır.


Çay bahçesi ve kıl çadırdan yapılmış 2 adet kafe tarzı alan bulunmaktadır (Bilecik Belediyesi'nin yaptığı Osmanlı Padişahları Tarih Şeridini de ziyaret edebilirsiniz.)

Bilecik'e geldiyseniz Kent Ormanı'na gitmenizi tavsiye edebilirim manzarası oldukça güzeldir.


Bilecik'in küçük bir şehir olmasının yanında Eskişehir, İzmit, Bolu, Bursa, Sakarya, Kütahya gibi şehirlere yakın olması büyük bir avantajdır fakat bu şehirlerin arasında bu kadar küçük ve sakin kalan tek şehir Bilecik'tir :)

Söğüt'e gidecekseniz eğer Ertuğrul Gazi Türbesi, Dursun Fakih Türbesi, Kaymakam Çeşmesi, Çelebi Sultan Mehmet Camii gibi yerlere de gidebilirsiniz.


Küçük ve sakin bir şehir seviyorsanız Bilecik size hitap edebilir...


9 Aralık 2016 Cuma

İNSAN KAYNAKLARI X Y TEORİLERİ



İnsan Kaynakları Yönetimi tarihsel süreç

Tarihsel Süreç : İnsan kaynakları yeni bir olgu değildir.Yeni olan örgütlerin insana bakış açısındaki değikliklerdir.Tarih boyunca iki kişiden fazla çalışanı olan tüm işletmelerde bir yönetenler birde yönetilenler olmuştu. Yönetenlerin, işletmelerini verimli bir şekilde yönetebilmek için süreçleri ayrıştırma ve bazı kural ve kaideler çerçevesinde işleri yürütmeye çalışmaları da yine insanlık tarihi kadar eskidir. Sanayi devrimi ile beraber işlerin küçük dükkan ve evlerden büyük fabrikalara taşınması, pek çok sayıda işçinin bir çatı altında toplanmaya başlaması, işgücünün uzmanlaşmaya başlamasıyla, planlama, işe eleman toplama ve seçme, yerleştirme, ücretlendirme ve diğer yan faydalar gibi daha önceleri formal bir şekilde yapılmayan faaliyetlere duyulan ihtiyaç ve gösterilen ilgide artmaya başlamıştı. İnsanı geri plana atarak daha çok üretim, makineler, iş süreçleri, iş dizaynı üzerinde durması, yetki ve sorumlulukların yukarıdan aşağıya doğru aktarıldığı bürokratik emir komuta zinciri içinde hiyerarşik örgüt yapılarının benimsenmesi dış çevre koşullarından çok iç çevre koşulları üzerinde durulmasıdır. İnsanı makinenin bir uzantısı olarak kabul eden klasikçilerin bu yaklaşımı günümüzde hala eleştiri konusu olmakla beraber klasik anlamda yazılan en kapsamlı çalışma olduğundan ve geçerliliğini koruyan ilkeleri bulunduğundan birçok çalışmaya kaynak teşkil etmektedir. Tüm çalışmalar doğru rotada ilerliyordu ki 1930 Dünya ekonomik krizi ile birçok firma üretken olmayan faaliyetlerini durdurdu ve onbinlerce kişi işten çıkartıldı.1932-1946 yılları dünya savaşları döneminde ise işletmedeki insan verimliliği bir yana dursun hayatta kalmak uğruna çalışmalara ağırlık verildi.

     X ve Y TEORİLERİ
            İnsanlar bir şeyi neden yaparlar? Ya belirli bir noktaya ulaşmak için ya da belirli bir noktadan kaçmak için. İnsanlar bu anlamda, onlara çekici gelen şeylere yaklaşır, onları iten şeylerden uzaklaşır. Uzaklaşılan ya da yaklaşılan bu şeyler değerlerle ilgilidir. Değerler, insanların uzaklaşmak ya da yaklaşmak için zaman, emek ve kaynaklarını harcadıkları şeyleri belirler.


Motivasyon konusu, son elli yıldır, yönetim dergilerinde tartışılıyor. Bu süreç içerisinde iki önemli çatışan teori ortaya çıkmıştır. Douglas Mc Gregor, The Human Side of Enterprise dergisinde, bu iki teoriyi "X Teorisi" ve "Y Teorisi" olarak adlandırmıştır.


Teori X aşağıdaki varsayımlar üzerine kurulmuştur:


1. Ortalama her insan işi sevmez ve ondan kaçmak için yollar arar.

2. Bu iş sevmezlikten dolayı çoğu insan zorlanmalı, yönetilmeli ve cezayla tehdit edilmelidir.

3. Ortalama insanın hırsı yoktur ve yönetilmeyi tercih eder. Sorumluluktan kaçarlar ve en yüksek değerleri güvenliktir. Bu insanları iyi yönetebilmek için ceza gereklidir. Çoğu insan temelde tembel olduğundan, "ceza" gereklidir; yine de patron arkasını döndüğünde çalışmayı bırakacaklardır.



Teori Y ise aşağıdaki varsayımlar üzerine kurulmuştur:

1. Fiziksel ya da zihinsel çalışma, oyun ya da dinlenmek gibi doğaldır.

2. Dış kontrol ya da ceza tehditleri, insanları motive etmenin tek yolu değildir. Çoğu insan hem fikir hedefe ulaşmak için kendilerini yönetir ve kontrol eder.

3. Hedefle hem fikir olmaları, o hedefe ulaşmakla ilintilendirdikleri ödüller sebebiyledir.

4. Her ortalama kişi, doğru şartlar altında, sorumluluk istemeyi ve/veya kabul etmeyi öğrenir.

5. İnsanların büyük çoğunluğu, kurumsal problem çözme konusunda, hayal etmek, ustalık ve yaratıcılık için yeterli kaynaklara sahiptir.

6. Modern iş dünyasında, ortalama bir insanın entelektüel yeteneklerinin çok azı harekete geçirilebilmektedir. Bu kişileri doğru yönetebilmek, doğru "havuçları" bulmakla olabilir. İnsan kaynağının potansiyelini ortaya çıkaracak çözümleri bulmak yöneticiler düşmektedir.





8 Aralık 2016 Perşembe

SAĞLIK BİLİŞİMDE NORMAL DERGİLER ve E-DERGİLER



SAĞLIK BİLİŞİM SİSTEMLERİ

DERGİLER 

Dergiler Hakkında

Dergiler, gazete gibi düzenli aralıklarla yayımlanır.
Çeşitli konulara ilişkin haber  makale  eleştiri  inceleme ve araştırma konuları yer alır.
Haftalık aylık  yılda dört kez gibi belirli aralıklarla düzenli olarak yayımlanırlar.

Dergilerin İçeriği Hakkında

Toplumun sağlık sorunları hakkında yürütülen çalışmalar, uygulamalar ve araştırmalar yayınlanmanır ve sağlık çalışanları arasında iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Tüm sağlık alanlarından araştırma, derleme, olgu sunumu, sağlık alanındaki teknolojik gelişmeler, özet rapor / kitap çevirileri vs yayınlanabilir.

Sağlık Dergilerinin Faydaları

Sağlık sektöründeki gelişmelerin ilerlemesine fayda sağlar
Medikal ve ilaç sektöründeki gelişmeleri sağlık sektörüne ve çalışanlarına duyurabilir
Tıbbın bilinen ve bilinmeyen yönlerine farklı açılardan değinir.
İnsanların okuduklarında hem bilgilenecekleri hem de hoşca vakit geçirecekleri bir alan 
oluşturur.

Başlıca Sağlık Dergileri

  1. Sağlık ve Yasam Dergisi
  2. Adli Tıp Dergisi
  3. Popüler Sağlık Dergisi
  4. Eczacı Dergisi
  5. Doğa ve Sağlık
  6. National Sağlık Dergisi
  7. Medikal Bakış Dergisi
  8. Sağlıkta Nabız Dergisi

Sağlık alanında da dergilerde diğer alanlarda olduğu gibi normal dergiler ve online dergiler vardır.
E dergi alanında da okuduğumuz dergiler için ağaçların kesilmemesi, kağıtların harcanmaması olumlu bir etken.
Tek bir cihazdan dilediğiniz kadar dergi koyabilirsiniz bu şekilde yanınızada dergi taşıma sorunundan da kurtulabilirsiniz.
Dilediğiniz dergiye çok daha ekonomik şekilde ulaşabilirsiniz.


Normal dergiden e-dergiye geçiş

E-dergi, belli bir teknoloji kullanımını da beraberinde getiriyor. Ipad, kindle vb. araçlar olmaksızın e-kitap okuru olmaktan bahsedemiyoruz. Bu teknolojilerin ucuzlayıp yaygınlaşması, okur sayısını mutlaka artıracaktır.
Son 6 yılda Anadolu'da 5000'in üzerinde kitapçının kapanması, okuma oranlarının TV izleme oranının 10'da birinden de düşük olması ülkemizde e-dergi okuyucularının artmasına küçük bir örnek.



SABİYAP DERGİSİ

Sağlık sektörünün geleceğinde “Dijital Hastane” yapısı başrol oynayacak gibi gözüküyor. Hasta, çalışan, kurum açısından bakıldığında değerlendirmeleriniz nelerdir? Hasta muayene hizmetinden çok daha fazla zamanı hekime ulaşana kadar harcıyordu, bu zaman önemli oranda bili- şim sistemleri marifetiyle kısalmıştır. Çalışanın, hizmet sunumunu kolaylaş- tırmış, ürettiği işi hem kendisi hemde kurumu değerlendirebilme şansına sahip olmuş hastasına ayırabildiği vakit artmıştır.Kurumlar daha az sayıda personelle daha nitelikli hizmet sunma şansına sahip olmuştur.

Dijital Hastane İçin Bilmedical HBYS

Bugüne kadar dünyada yaşanan bilgi kirliliğinden en çok zararı yine insanlar gördü. Kirliliğin sağlık sektöründeki yansıması ise hasta kayıtlarının kaybolması, hasta dosyalarının karıştırılması, yanlış teshiş ve tedavi süreçlerine kadar vararak milyonlarca insanın maddi manevi zarara uğramasına neden oldu.

Tele-Laboratuar Uygulamaları

Tele-laboratuar, farklı lokasyonlarda bulunan laboratuarların teknoloji yardımı ile ortak olarak çalışabilmesi demektir. Laboratuarlar kontrolün, dikkatin güvenin ve hızın en yüksek seviyede olması gereken alanlardandır, teşhislerinin bulguları buradaki en basit mikroskoptan en gelişmiş test panellerine kadar çeşitli medikal cihazlar ile yapılmaktadır.

Mobil Sağlık Teknolojileri

Telemedicine, e-sağlık, doktorlar ve hastaların veya sağlığının takibi konusunda hassas kişilerin aynı yerde bulunmadan bilgi alışverişi yapabilmeleri, anında, kolay ve hızlı şekilde karara ulaşabilmelerini sağlayan yapıların bir bütünü olarak düşünülebilir